Yapay Zeka, Makine Öğrenimi ve Derin Öğrenme Arasındaki Farklar


Yapay Zeka, Makine Öğrenimi ve Derin Öğrenmenin insan zekasını taklit etme çabası ile günümüzde çeşitli yaklaşımların geliştirilmesi ve yeni nesil alan ilgili kavramların ortaya çıkması sağlanmıştır. Bu kavramlar, sınırlandırılmış araştırma sahasına ve farklı uygulama prensiplerine sahip olsa bile, bu kavramların iç içe geçtiğini ve karıştırıldığını gözlemliyoruz. Elbette ki, tüm bu kavramlar birbirleriyle ilişkilidir ve birbirini kapsamaktadır. Bu kavramlar, bazen birbirinin yerine kullanılsa da, uygulama çözümleri, teknolojik katkıları ve uygulama sahaları tek ve aynı değildirler.


Makine öğrenimi, yapay zekanın bir alt kümesi olup ve derin öğrenme de makine öğreniminin bir alt kümesidir diyebiliriz. Dolayısıyla yapay zekâ çok daha genel bir kavram, geniş bir çerçeve olarak tanımlanmış bir araştırma alanıdır.


Yapay zeka, makine öğrenimi ve derin öğrenmeyi; doğal dil işlemeden, konuşma tanımaya, karar destek sistemlerinden, sürücüsüz arabalara kadar birçok farklı bağlamlarda görebiliriz. Bu nedenle aralarındaki farkları bilmek son derece önemli ve kullanışlı olabilir. Bir diğer önemli konuya daha açıklık getirmek gerekirse, Yapay Zeka, Makine Öğrenmesi ve Derin Öğrenme tanımlarının (de-finition: burada 'de' ve finition/finish kasıtlı olarak ayrıldı) insan düşünce ve karar mekanizmalarıyla ilişkilendirilmesi ki bu hem doğru, hem doğru değil. Şöyle ki, yapay zekanın herkes tarafından kabul edilmiş bir tanımı yok. Yapılan tanımlar, genel olarak dört eksen boyuncadır: İnsan gibi düşünme, insan gibi hareket etme, rasyonel düşünme ve rasyonel hareket etme. Psikologlar ve cognitive bilimciler 'insan gibi' ekseninde çalışmalar yaparken biz mühendisler 'rasyonellik' boyutunu ele alıyoruz. Yani bizim kullandığımız yapay zeka teknolojileri matematiksel modellere dayanıyor, rasyonel zekayı hedefliyor. İnsanın düşünsel süreçlerinden ilham alıyoruz elbette ama sonuçta karar üretme ve öğrenme süreçlerimizi hep matematiksel modellere dayandırıyoruz. Yani biz "Rasyonel Yapay Zeka" cıyız(Burada hocam A. ACAN'ın adını anmadan olmaz).


Yapay Zeka


Çok kabaca yapay zeka makinelerin insan zekasını ve davranışını yansıtmasını sağlayan, ya da taklit eden bir bilgisayar bilimidir diyebiliriz. İnsanlık karmaşık problemleri çözme hedefi ile, insan zihnine benzer şekilde davranmak için verileri işlemeye başlamıştır.


“Psikologlar genellikle insan zekasını tek bir özellik ile değil, birçok farklı yeteneğin birleşimi ile karakterize ederler. Yapay zeka araştırmaları esas olarak şu zeka bileşenlerine odaklanmıştır: öğrenme, akıl yürütme, problem çözme, algılama ve dil kullanma.”(1)


Yapay zeka, genellikle zayıftan güçlüye doğru sınıflandırılır. Zayıf yapay zeka, nispeten basit görevleri çok iyi yerine getirir. Ancak, bu görevlerin çok karmaşık olmadığı düşünüldüğünde, eldeki basit sorumlulukları tamamlamanın yanı sıra insanları başarılı bir şekilde taklit etmek gibi seviyelere yükselmezler.


Güçlü olarak sınıflandıracağımız yapay zeka ise, insan davranışını daha yakından taklit etmeyi, zayıf yapay zekanın üstesinden geldiğinden çok daha karmaşık görevleri ve sorumlulukları yerine getirmeyi hedeflemektedir.


Yapay zeka, sağlık, finans, oyun, eğlence, eğitim, hukuk ve hatta sanat ve edebiyat gibi yaratıcı disiplinler gibi çok sayıda sektörde zaten yer almaktadır. Gelecekte, muhtemelen daha fazla alana ve niş işlere yayıldığını göreceğiz.


Makine öğrenimi


Yapay zekanın bir alt alanı olan makine öğrenimi, -adı üzerinde- makinelerin öğrenmesine olanak tanır. İnsanın doğrudan müdahalesi olmadan bir sisteme adapte olabilir, değişebilir ve büyüyebilir. Sinir ağları olarak isimlendirilen algoritmalar, sorulanı çözmek ve görevleri tamamlamak için çalışır.


Makine öğrenmes